ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Ocak 2019

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Takvim Takvim


    Mısırda Firavun Yönetimi

    Paylaş
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    GALERİ Mısırda Firavun Yönetimi

    Mesaj tarafından Admin Bir Salı Mayıs 19 2009, 17:57

    FİRAVUN’UN MISIR HAKİMİYETİ VE İSRAİLOĞULLARI’NIN DURUMU Eski
    Mısır medeniyeti, aynı tarihlerde Mezopotamya'da kurulmuş şehir
    devletleriyle birlikte, tarihin en eski uygarlıklarından biridir.
    Mısır, döneminin en organize sosyal ve siyasi düzenine sahip devleti
    olarak bilinir. M.Ö. 3000'ler civarında yazıyı bulup kullanmaları, Nil
    nehrinden faydalanmaları, ülkenin çevresinin çöllerle kaplı olması ve doğal yapısı sayesinde dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korunmuş
    olması, Mısırlıların sahip oldukları medeniyetin ilerlemesine büyük
    katkıda bulunmuştur.Ancak bu uygarlık, Kuran'da inkar sisteminin en açık ve net tarif
    edildiği "Firavun yönetiminin" geçerli olduğu bir medeniyettir. Bu
    toplumun insanları Allah'a karşı büyüklük taslamışlar, hak dini inkar
    etmişlerdir. Sahip oldukları ileri medeniyetleri, sosyal ve siyasal
    düzenleri, askeri başarıları onları helak olmaktan kurtaramamıştır.Mısır tarihinin en önemli olayları ise, İsrailoğulları'nın bu ülkedeki varlıklarıyla ilgili olarak gelişmiştir.İsrail,
    Hz. Yakub'un bir diğer ismidir. Hz. Yakub'un oğulları "İsrailoğulları"
    olarak bilinen, sonradan "Yahudi" olarak da anılan kavmi oluşturmuştur.
    İsrailoğulları'nın Mısır'a gelişleri ise Hz. Yakub'un küçük oğlu Hz.
    Yusuf zamanında olmuştur. Kuran'da Hz. Yusuf'un yaşamı Yusuf Suresi'nde
    detaylı bir şekilde anlatılır. Hz. Yusuf küçüklüğünden başlayarak bir
    çok sıkıntılar çekmiş, saldırılara ve iftiralara maruz kalmıştır. Daha
    sonra bir iftira sonucunda girdiği zindandan kurtularak, Mısır'da
    hazinelerin başına gelmiştir. Bunun ardından onun öncülüğünde
    İsrailoğulları Mısır'a girmeye başlamışlardır. Allah Kuran'da bu olayı
    şöyle haber verir:
    Böylece onlar (gelip) Yusuf'un yanına girdikleri zaman, anne ve babasını bağrına bastı ve dedi ki: "Allah'ın dilemesiyle Mısır'a güvenlik içinde giriniz." (Yusuf Suresi, 99)Kuran'dan
    anladığımıza göre, ilk başlarda yukarıdaki ayette belirtildiği gibi
    barış ve güven içinde yaşayan İsrailoğulları zamanla Mısır toplumu
    içindeki statülerini kaybetmeye başlamışlar ve sonunda köle konumuna
    gelmişlerdir. Ayetlerden, Hz. Musa'nın geldiği dönemde
    İsrailoğulları'nın böyle bir konumda yaşadıkları görülmektedir. Hz.
    Musa, Kuran'da anlatıldığına göre "kölelikte bulunan bir kavmin" bir
    üyesi olarak Firavun'a gitmiştir. Firavun ve adamlarının Hz. Musa ve
    Hz. Harun'a karşı verdikleri şu kibirli cevap, bu konuda bizi
    bilgilendirmektedir:
    Dediler ki: "Bizim benzerimiz
    olan iki beşere mi inanacak mışız? Kaldı ki,onların kavimleri bize
    kullukta (kölelikte) bulunmaktadırlar." (Müminun Suresi, 47)Ayetlerde
    bildirildiğine göre Mısırlılar İsrailoğulları üzerinde gerçek bir
    kölelik yönetimi kurmuşlardı. Kendi işlerinde hizmet için
    İsrailoğulları'nı kullanıyorlardı. Köleliğin sürmesi için onları
    zorlamakta ve işkenceyle baskı altında tutmaktaydılar. Mısır toplumu
    içinde İsrailoğulları'na yapılan baskı o kadar ileri gitmişti ki
    onların nüfusları bile denetim altında tutuluyordu. Kendileri için
    tehlikeli olacağını düşündükleri erkek nüfusunun artışına engel oluyor,
    hizmet için kullanacakları kadınları sağ bırakılıyorlardı. Allah, İsrailoğulları'na hitab eden ayetlerde bu gerçeği şöyle açıklar:
    Sizi,
    dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden
    kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek
    çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir
    imtihan vardı. (Bakara Suresi, 49)
    Hani size
    dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek
    çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda
    Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı. (Araf Suresi, 141)


    İsrailoğulları Mısır'da Firavun yönetimi tarafından köleleştirilmişler ve en ağır işlerde çalıştırılmışlardır.
    Mısır'da
    hakim olan bir din vardı. Bu, Firavun'un atalarından kalan eski,
    putperest bir dindi. Bu batıl dine göre bir çok tanrı vardı. Firavun
    ise sözde yeryüzünde yaşayan bir tanrıydı. İşte bu düşünce, ona halkı
    karşısında büyük bir güç veriyordu. Firavun ve onun etrafındakiler
    atalarının dininden kaynaklanan yaşam tarzına karşı Musa Peygamberi bir
    tehlike olarak görmüşlerdi. Çünkü atalarının dinine göre büyüklük
    tümüyle Firavun'a aitti. Firavun'un bu büyüklenme ve sahiplenme isteği
    ve Hz. Musa ile Hz. Harun'u kendine rakip gibi görmesi, Firavun ve
    çevresinin Hz. Musa ve Hz. Harun'a söylediklerinden anlaşılmaktadır:
    Onlar:
    "Siz ikiniz, bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)dan çevirmek ve
    yeryüzünde büyüklük sizin olsun diye mi bize geldiniz? Biz, sizin
    ikinize inanacak değiliz" dediler. (Yunus Suresi, 78)Firavun,
    atalarının dinine göre kendisinin tanrı olduğunu iddia ediyordu. Hatta
    bu konuda çok daha ileri giderek kendisinin en yüce Rab olduğunu ileri
    sürüyordu:
    (Firavun) Dedi ki: "Sizin en yüce Rabbiniz benim." (Naziat Suresi, 24)Firavun
    ve çevresindekiler sahip oldukları batıl dinlerinden dolayı kendilerini
    ilahi şahıslar olarak görüyorlardı. Gerçek dinin ortaya koyduğu tevazu,
    sevgi, şefkat gibi kavramlardan tamamen uzak oldukları için büyüklenen
    bir yapıları vardı. Bu büyüklenmelerinin bir sonucu olarak da
    kendilerinin zorba davranışlarda bulunmaya hak sahibi olduklarını
    düşünüyorlardı. Onların bu durumunu Allah şu ayetle haber vermiştir:
    "Firavun'a ve ileri gelen çevresine; fakat onlar büyüklendiler. Onlar, 'büyüklenen-zorba' bir topluluktu." (Müminun Suresi, 46) Firavun'un
    Mısır halkı üzerinde o kadar büyük bir etkisi vardı ki herkes onun
    gücüne boyun eğmişti. Mısır'ın tüm topraklarının ve Nil nehrinin
    sahibinin yalnızca Firavun olduğunu zannediyorlardı:
    Firavun,
    kendi kavmi içinde bağırdı; dedi ki: "Ey kavmim, Mısır'ın mülkü ve şu
    altımda akmakta olan nehirler benim değil mi? Yine de görmeyecek
    misiniz?" (Zuhruf Suresi, 51)


    İsrailoğulları'nın
    Mısır'da köleleştirilmesiyle ilgili bir Eski Mısır gravürü. Resimde ön
    planda Firavun ve yakınları, arka planda ise boyunlarından iplere
    bağlanmış İsrail soyundan köleler yer alıyor.
    Mısır
    için Nil hayat demekti. Nil sayesinde tarım yapılabiliyordu. Ondan
    alınan suyla ekinler sulanıyor, hayvanlar ihtiyaçlarını sağlıyor,
    insanlar su içebiliyorlardı. İşte Firavun'a ve çevresindeki önde
    gelenlere göre tüm bu suyun ve toprakların tek sahibi Firavun'du.
    Firavun'un bu gücünü herkes kabullenmiş ve ona tabi olmuştuFiravun
    gücünü daha iyi kullanabilmek ve insanları daha kolay boyunduruğu
    altına almak için onları kendi aralarında bölümlere ayırmıştı. Böylece
    kendine yakın olarak seçtikleriyle zayıflattığı bölümleri rahatça
    yönetebiliyordu. Bir ayette bu duruma şöyle dikkat çekilmiştir:
    Gerçek
    şu ki, Firavun yeryüzünde (Mısır'da) büyüklenmiş ve oranın halkını
    birtakım fırkalara ayırıp bölmüştü; onlardan bir bölümünü güçten
    düşürüyor, erkek çocuklarını boğazlayıp kadınlarını diri bırakıyordu.
    Çünkü o, bozgunculardandı. (Kasas Suresi, 4)Hz. Musa doğmadan
    önce Mısır'a baktığımızda; ülkenin tümüyle fesat ve bozgunculukla
    dopdolu olduğunu görüyoruz. Sırf ırk farklılığından dolayı insanlar
    köle yapılıyor, işkence altında tutuluyor ve erkek çocuklar sebepsiz
    yere öldürülüyordu. Diğer taraftan zulüm ve kibirlenme içinde bulunan
    Firavun kendini yeryüzündeki ilah olarak görüyordu. Çok güçlü bir
    sistemle herşeye hakim olan Firavun, insanların ona tabi olmasını
    sağlamıştı.İşte böyle bir ortamda Allah baskıyı ve zulmü ortadan
    kaldıracak, insanlara Rabbimizin Kendisi olduğunu hatırlatacak, tekrar
    hak dini insanlara öğretecek ve İsrailoğulları'nı esaretten kurtaracak
    bir elçi olarak Hz. Musa'yı gönderdi.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Çarş. Ocak 23 2019, 02:30