ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Eylül 2018

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Takvim Takvim


    Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 71

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 71

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 08 2009, 20:12

    قَالَ
    إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَا ذَلُولٌ تُثِيرُ الْأَرْضَ وَلَا
    تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لَا شِيَةَ فِيهَا ۚ قَالُوا الْآنَ جِئْتَ
    بِالْحَقِّ ۚ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ

    Kâle
    innehu yekûlu innehâ bakaratun lâ zelûlun tusîrul arda ve lâ teskıl
    hars(harse), musellemetun lâ şiyete fîhâ kâlûl’âne ci’te bil
    hakk(hakkı), fe zebehûhâ ve mâ kâdû yef’alûn(yef’alûne).


    1.kâle: dedi
    2.inne-hu: muhakkak ki o, hiç şüphesiz o
    3.yekûlu innehâ: diyor
    4.bakaratun: bir inek
    5.lâ zelûlun: zelil değil, boyunduruk altına
    6.tusîru: toprağı sürer
    7.el arda: arazi, yer, toprak
    8.ve lâ teskî: ve sulamaz
    9.el harse: ekin (tarla)
    10.musellemetun: salınmış, serbest bırakılmış
    11.lâ şiyete: leke yoktur
    12.fî-hâ: onda
    13.kâlû: dediler
    14.el'âne: şimdi
    15.ci'te: geldin
    16.bi el hakkı: hak ile, gerçekle
    17.fe: böylece, bunun üzerine
    18.zebehû-hâ: onu boğazladılar, kestiler
    19.ve mâ kâdû yef'alûne: ve neredeyse yapmayacaklardı


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 71

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 08 2009, 20:13

    Diyanet İşleri:Mûsâ
    şöyle dedi: “Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için
    boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır.”
    Onlar, “İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin” dediler. Nihayet o sığırı
    kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.
    Abdulbaki Gölpınarlı:Mûsâ, Allah
    diyor ki demişti, ne çifte koşulup tarla sürmüş olacak, ne ekin sulamış
    olacak. Ayıpsız, lekesiz, alacasız olmalı. Hah demişlerdi, şimdi
    gerçeği söyledin. İneği boğazladılar, boğazladılar ama az kaldı bu emri
    yerine getirmeyeceklerdi.
    Adem Uğur:(Musa) dedi ki: Allah
    şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen,
    ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası
    bulunmayan bir inektir. "İşte şimdi gerçeği anlattın" dediler ve bunun
    üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.
    Ali Bulaç:(Bunun üzerine Musa,
    "Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa
    alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir" dedi. (O zaman):
    "Şimdi gerçeği getirdin" dediler. Böylece ineği kestiler; ama neredeyse
    (bunu) yapmayacaklardı.
    Ali Fikri Yavuz:Mûsâ dedi ki,
    Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: “- bir sığırdır ki, ne çifte koşulur,
    tarla sürer, ne de ekin sular; ayıbsız ve salmadır. Alaca değildir.
    İsrâil Oğulları: “- İşte şimdi, ineğin vasıfını doğru ve tastamam
    getirdin.” dediler. Bunun üzerine o ineği (bulub) boğazladılar ki, az
    kalsın bunu yapamıyacaklardı.
    Bekir Sadak:«eri surup, ekini
    sulayarak boyunduruk altinda ezilmemis, kusursuz, alacasiz bir sigir
    oldugunu soyluyor» dedi. «simdi gercegi bildirin» deyip sigiri
    bogazladilar; az kalsin bunu yapmayacaklardi.*
    Celal Yıldırım:Musa da (aldığı
    emir üzerine) «Rabbim o, yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruğa
    girmemiş bir sığırdır, salmadır, hiç alacası lekesi yoktur, buyuruyor»
    demişti. Onlar: «İşte şimdi hakikatle geldin» demişlerdi. Bunun üzerine
    o sığırı boğazladılar. Az kalsın bunu yapmıyacaklardı.
    Diyanet İşleri (eski):'Yeri
    sürüp, ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız
    bir sığır olduğunu söylüyor' dedi. 'Şimdi gerçeği bildirdin' deyip
    sığırı boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı.
    Diyanet Vakfi:(Musa) dedi ki:
    Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer
    sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası
    bulunmayan bir inektir. «İşte şimdi gerçeği anlattın» dediler ve bunun
    üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.
    Edip Yüksel:'O diyor ki, o düve
    yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz,
    alacasız bir düvedir,' dedi. 'İşte şimdi gerçeği getirdin!,' diyerek
    sonunda düveyi boğazladılar; az kalsın bunu yapmıyacaklardı.
    Elmalılı Hamdi Yazır:Rabbim,
    dedi: Şöyle buyuruyor: Bir bakare ki ne koşulur arazi sürer ne de ekin
    sular, salma, hiç alacası yok, işte dediler, şimdi hak ile geldin,
    bunun üzerine o bakareyı boğazladılar, ki az kaldı yapmıyacaklardı
    Elmalılı (sadeleştirilmiş):O da:
    «Rabbim şöyle buyuruyor: O, ne koşulup toprağı süren, ne de ekin
    sulayan, salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır.» dedi. Onlar
    da: «İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun.» dediler. Bunun üzerine o
    sığırı (bulup) boğazladılar. Neredeyse yapmayacaklardı.
    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Musa,
    «Rabbim buyuruyor ki o, ne çifte koşulup tarla süren, ne de ekin
    sulayan, ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır». Onlar
    da: «İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun.» dediler. Nihayet onu bulup
    boğazladılar. Az kaldı yapmayacaklardı.
    Fizilal-il Kuran:Musa: «Rabbim,
    'o, boyunduruğa koşulup toprak sürmemiş, toprak sulamada kullanılmamış,
    özürsüz ve alacasız bir sığırdır' diyor» dedi. Bunun üzerine onlar
    «İşte şimdi hakkı ile anlattın» diyerek tanımlanan sığırı kestiler,
    neredeyse bunu yapmayacaklardı.
    Gültekin Onan:(Musa) Dedi ki: "O
    diyor ki, o sığır yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında
    ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir sığırdır." "İşte şimdi gerçeği (hakk)
    getirdin" diyerek sonunda sığırı boğazladılar / kestiler; az kalsın
    bunu yapmayacaklardı.
    Hasan Basri Çantay:(Musa şöyle
    dedi: «Rabbim buyuruyor ki: O, ne boyunduruğa koşulub arazî sürecek, ne
    ekin sulayacak bir inek değildir. Salmadır (yahud ayıbdan salimdir).
    Hiçbir alacası da yokdur». Onlar: «İşte şimdi hakikati getirdin
    (vasfını tastamam bildirdin)» dediler. Bunun üzerine o ineği (bulub)
    boğazladılar ki az kaldı (bunu) yapmayacaklardı.
    İbni Kesir:Dedik ki: Rabbım, o,
    ne boyunduruğa koşulup arazi sürecek, ne de ekin sulayacak bir inektir,
    zillete uğramamıştır. Bütün kusurlardan uzaktır. Onun alacası da
    yoktur, buyuruyor. Onlar: İşte şimdi gerçeği ortaya koydun, dediler.
    Hemen onu boğazladılar ki az kalsın bunu yapmayacaklardı.
    Muhammed Esed:(Musa'nın) cevabı
    şu oldu: "O, kurbanın ekinleri sulamak veya toprağı sürmek için hiç
    koşulmamış, kusursuz, alacasız bir sığır olmasını istiyor." Onlar:
    "İşte, sonunda gerçeği bildirdin!" dediler; ve hemen (onu) kurban
    ettiler, halbuki neredeyse hiçbir şey yapmadan kalacaklardı.
    Ömer Nasuhi Bilmen:Dedi ki: «O
    buyuruyor ki, o muhakkak bir sığırdır ki zillete uğramamıştır. Ne tarla
    sürmeğe, ne de ekin sulamağa alıştırılmamıştır. Bütün kusurlardan
    salimdir. Onda renk karışıklığı yoktur, tam sarıdır.» Dediler ki: «İşte
    şimdi hakikatı getirdin. Hemen onu (o sığırı bulup) boğazladılar.»
    Halbuki (bunu) yapmağa asla yaklaşmıyorlardı.
    Şaban Piriş:Musa: -Rabbim, onun
    yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz,
    alacasız bir inek olduğunu söylüyor, dedi. -Şimdi gerçeği bildirdin,
    deyip ineği kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.
    Suat Yıldırım:Mûsâ: «Rabbim şöyle
    diyor: O inek, ne toprağı sürmek için çifte koşulmuş, ne de ekin
    sulamada çalıştırılmış olmayan, salma ve her kusurdan uzak, hiç alacası
    bulunmayan bir inek olacaktır.» Onlar: «İşte şimdi gerçeği tam
    anlayacağımız tarzda bildirdin» diyerek nihayet sığırı kestiler ki az
    kaldı yapmayacaklardı.
    Süleyman Ateş:Dedi: "O şöyle
    diyor: O, henüz boyundurluk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez,
    ekin sulamaz. Salma, (çifte koşulmamış) hiç alacası yok." "İşte şimdi
    gerçeği getirdin" deyip ineği boğazladılar; az daha yapmayacaklardı.
    Tefhim-ul Kuran:(Bunun üzerine
    Musa) Dedi ki «O (Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak
    için boyunduruğa alınmayan, salma ve onda alaca olmayan bir inektir.»
    (O zaman) : «Şimdi gerçeği getirdin dediler. Böylece ineği kestiler;
    ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.
    Ümit Şimşek:Musa, 'Allah
    buyuruyor ki,' dedi, 'o boyunduruğa koşulup da toprağı sürmemiş, ekin
    sulamamış bir inektir. Kusursuzdur, renginde alacası yoktur.' Onlar,
    'İşte şimdi bize gerçeği anlattın' dediler. Onu bulup kestiler; ama az
    kalsın bunu yapamayacaklardı.
    Yaşar Nuri Öztürk:Cevap verdi
    Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir;
    toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda."
    Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu
    boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Salı Eyl. 25 2018, 13:56