ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Aralık 2018

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31      

Takvim Takvim


    Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 76

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 76

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 08 2009, 20:23

    وَإِذَا
    لَقُوا الَّذِينَ آمَنُوا قَالُوا آمَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعْضُهُمْ
    إِلَىٰ بَعْضٍ قَالُوا أَتُحَدِّثُونَهُمْ بِمَا فَتَحَ اللَّهُ
    عَلَيْكُمْ لِيُحَاجُّوكُمْ بِهِ عِنْدَ رَبِّكُمْ ۚ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    Ve
    izâ lekûllezîne âmenû kâlû âmennâ, ve izâ halâ ba’duhum ilâ ba’din kâlû
    e tuhaddisûnehum bi mâ fetehallâhu aleykum li yuhâccûkum bihî inde
    rabbikum e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
    1.ve izâ: ve olduğu zaman
    2.lekû: mülâki oldular, karşılaştılar
    3.ellezîne: o kimseler, onlar
    4.âmenû: âmenû oldular, îmân ettiler
    5.kâlû: dediler
    6.âmennâ: biz âmenû olduk, îmân ettik
    7.ve izâ halâ: ve yalnız kaldıkları zaman
    8.ba'duhum ilâ ba'din: onların bazıları diğerlerine, birbirlerine
    9.kâlû: dediler
    10.e tuhaddisûne-hum: onlara anlatıyor musunuz, haber mi
    11.bi mâ: o şeyi, onu
    12.feteha: açtı
    13.allâhu: Allah
    14.aleykum: size
    15.li: için, olsun diye
    16.yuhâccû-kum: size (hüccet) delil gösteriyorlar
    17.bi-hi: onunla, onu
    18.inde rabbi-kum: Rabbinizin katında
    19.e fe lâ ta'kılûne: hâlâ akıl etmiyor musunuz


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 76

    Mesaj tarafından Admin Bir Ptsi Haz. 08 2009, 20:24

    Diyanet İşleri:Onlar
    iman edenlerle karşılaşınca, “İman ettik” derler. Birbirleriyle baş
    başa kaldıklarında da şöyle derler: “Rabbinizin huzurunda delil olarak
    kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah’ın (Tevrat’ta) size
    bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl
    erdiremiyor musunuz?”
    Abdulbaki Gölpınarlı:Onlar,
    inananlarla buluştular mı inandık derler de sonra birbirleriyle yalnız
    kaldılar mı aklınız mı yok derler, Rabbiniz indinde sizinle
    çekişsinler, aleyhinize delil göstersinler diye mi Allah'ın size
    açıkladığı şeyi tutup onlara söylüyorsunuz?
    Adem Uğur:(Münafıklar)
    inananlarla karşılaştıklarında "İman ettik" derler. Birbirleriyle
    başbaşa kaldıkları vakit ise: Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki
    bilgileri), Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için
    mi onlara anlatıyorsunuz; bunları düşünemiyor musunuz? derler.
    Ali Bulaç:İman edenlerle
    karşılaştıklarında "İman ettik" derler; kendi başlarına kaldıkları
    zaman ise, derler ki: "Allah'ın size açtık (açıkladık)larını, Rabbiniz
    katında size karşı bir belge olsun diye mi onlarla konuşuyorsunuz? Hâlâ
    akıllanmayacak mısınız?"
    Ali Fikri Yavuz:Yahûdilerin
    münafıkları; müminlerle karşılaştıkları zaman; “- Biz de sizin gibi
    müminleriz” derlerdi. Birbirleriyle tenhada başbaşa kaldıkları vakit,
    ileri gelen Yahûdiler, münafıklara:”- Allah’ın size beyan buyurduğu
    (Rasûlüllah’a ait Tevrat’daki vasıfları), müminler, Rabbiniz katında
    aleyhinize delil getirsinler diye mi onlara söyleyip duruyorsunuz? buna
    aklınız ermiyor mu” derlerdi.
    Bekir Sadak:Inananlarla
    karsilastiklari zaman, «Inandik» derlerdi; birbirleriyle yalniz
    kaldiklarinda, «Rabbinizin katinda size karsi huccet gostersinler diye
    mi Allah'in size acikladigini onlara anlatiyorsunuz? Bunu akletmiyor
    musunuz?» derlerdi.
    Celal Yıldırım:Onlar imân
    edenlerle karşılaştıkları zaman, «inandık» derlerdi. Birbirleriyle
    tenha kaldıkları zaman, «Allah'ın size açtığı şeyi, Rabblniz katından
    size kanıt olarak getirsinler diye mi onlara anlatıyorsunuz? (Buna)
    aklınız ermiyor mu ?» derlerdi.
    Diyanet İşleri (eski):İnananlarla
    karşılaştıkları zaman, 'İnandık' derlerdi; birbirleriyle yalnız
    kaldıklarında, 'Rabbinizin katında size karşı hüccet göstersinler diye
    mi Allah'ın size açıkladığını onlara anlatıyorsunuz? Bunu akletmiyor
    musunuz?' derlerdi.
    Diyanet Vakfi:(Münafıklar)
    inananlarla karşılaştıklarında «İman ettik» derler. Birbirleriyle
    başbaşa kaldıkları vakit ise: Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki
    bilgileri), Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için
    mi onlara anlatıyorsunuz; bunları düşünemiyor musunuz? derler.
    Edip Yüksel:İnananlarla
    karşılaşınca, 'İnandık,' derler; başbaşa kaldıklarında ise 'Rabbiniz
    katında size karşı delil olarak kullanmaları için, ALLAH'ın size
    açıkladığını mı onlara anlatıyorsunuz, akletmez misiniz,' derler.
    Elmalılı Hamdi Yazır:Hem iman
    edenlere rast geldiklerinde «amenna» derler. Birbirleriyle halvet
    yaptıklarında da «rabbinizin huzurunda aleyhinize huccet edinsinler
    diye mi tutup Allahın size açtığı hakikati onlara söylüyorsunuz?
    aklınız yok mu be?» dediler
    Elmalılı (sadeleştirilmiş):İman
    edenlere rasladıklarında: «İnandık» derler. Birbirleriyle başbaşa
    kaldıklarında da: «Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak
    kullansınlar diye mi tutup Allah'ın size açıkladığı hakikatı onlara
    söylüyorsunuz? Aklınız yok mu be!» derler.
    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Üstelik
    iman edenlere rastladıklarında inandık derler, birbirleriyle başbaşa
    kaldıkları zaman, «Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil olarak
    kullansınlar diye mi tutup Allah'ın size açıkladığı gerçekleri onlara
    da söylüyorsunuz? Hiç aklınız yok mu be?» derlerdi.
    Fizilal-il Kuran:Onlar müminler
    ile karşılaştıklarında «inandık» derler. Fakat birbirleri ile başbaşa
    kaldıkları zaman «Rabbiniz katında aleyhinize delil olarak kullansınlar
    diye mi Allah'ın size açıkladıklarını onlara anlatıyorsunuz? Bunun
    yanlış olduğuna aklınız ermiyor mu?» derler.
    Gültekin Onan:İnananlarla
    karşılaştıklarında "inandık" derler; başbaşa kaldıklarında ise
    "Tanrı'nın size açıkladığını / açtığını (fetehallahu) rabbiniz katında
    size (karşı) delil olarak kullanmaları / delil getirmeleri
    (liyuhacciküm) için mi onlara anlatıyorsunuz / söylüyorsunuz
    (etuhaddisunehüm)? Akletmez misiniz?" derler.
    Hasan Basri Çantay:(Yahudi
    münafıklar) îman edenlere kavuşdukları zaman «İnandık» derler.
    Birbirine (dönüb) halvet oldukları vakit ise (aralarındaki ileri
    gelenler, münafıklık eden arkadaşlarına) : «Allahın size açdığı şey'i
    (Resûlüllahın sıfatlarına ve sâireye dâir Tevratda öğretdiklerini)
    mü'minler onunla Rabbiniz katında (aleyhinizde) kuvvetli delîl
    getirsinler diye mi onlara söyleyib duruyorsunuz? Buna aklınız ermiyor
    mu?» derler.
    İbni Kesir:Mü'minlerle
    karşılaştıkları zaman, inandık derlerdi, birbirleriyle baş başa
    kaldıklarında, Rabbınızın katında, aleyhinde delil göstersinler diye mi
    Allah'ın size açıkladığını onlara anlatıyorsunuz, buna aklınız
    ermiyormu? diye birbirlerini uyarırlardı.
    Muhammed Esed:Nitekim, imana
    ermiş olanlarla buluştuklarında, "(Sizin inandığınız gibi) inanıyoruz!"
    derler; ama birbirleriyle baş başa kaldıklarında, "Rabbinizin kelamını
    size karşı koz olarak kullansınlar diye mi Allah'ın size açıkladığı
    şeyleri onlara haber veriyorsunuz? Aklınızı başınıza toplamayacak
    mısınız? derler.
    Ömer Nasuhi Bilmen:Onlar,
    mü'minlere mülâki oldukları zaman, «Biz de imân ettik,» derler. Ve
    bunların bazıları diğer bazıları ile tenha kalınca da derler ki:
    «Allah'ın size açtığını o müslümanlara haber verir misiniz, ki onunla
    Rabbiniz nezdinde size karşı hüccet ikame etsinler. Sizin buna aklınız
    ermiyor mu?»
    Şaban Piriş:İnananlarla
    karşılaştıkları zaman “inandık” derler, birbirleriyle yalnız
    kaldıklarında: - Rabbiniz'in yanında size karşı delil getirsinler diye
    mi, Allah’ın size açıkladığını onlara anlatıp duruyorsunuz? Bunu akıl
    etmiyor musunuz? derlerdi.
    Suat Yıldırım:Onlar iman
    edenlerle karşılaştıklarında «Biz de iman ettik» derler. Kendi
    aralarında kaldıklarında ise: «Ne yapıyorsunuz? derler, Rabbinizin
    huzurunda aleyhinize hüccet edinsinler diye mi tutup Allah’ın size
    açtığı gerçeği onlara söylüyorsunuz? Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?»
    Süleyman Ateş:İnananlara
    rastladıkları zaman: "İnandık" derler; birbirleriyle yalnız kaldıkları
    zaman: "Allâh'ın size açtığını onlara söylüyorsunuz ki, onu Rabbiniz
    katında sizin aleyhinizde delil olarak mı kullansınlar? Aklınızı
    kullanmıyor musunuz?" derler.
    Tefhim-ul Kuran:İman edenlerle
    karşılaştıklarında «iman ettik» derler; birbiriyle kendi başlarına
    kaldıkları zaman ise, derler ki: «Allah'ın size açtık (açıkladık)
    larını, Rabbiniz katında size karşı bir belge olsun diye mi onlarla
    söyleşiyorsunuz? Hâlâ akıllanmayacak mısınız?»
    Ümit Şimşek:İman edenlerle
    karşılaştıkları zaman, 'Biz de inandık' derler. Baş başa kaldıklarında
    ise, birbirlerine, 'Yoksa,' derler, 'Rabbiniz katında size karşı delil
    olarak kullansınlar diye mi Allah'ın size açtıklarını onlara
    anlatıyorsunuz: Hiç akıl etmiyor musunuz?'
    Yaşar Nuri Öztürk:İnanmış
    olanlarla karşılaştıklarında, "İnandık" derler. Baş başa kaldıklarında
    ise şöyle konuşurlar: "Allah'ın size açtığını, Rabb'iniz katında
    sizinle tartışmada kanıt yapsınlar diye onlara söylüyor musunuz?
    Aklınızı işletmeyecek misiniz?"


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Çarş. Ara. 12 2018, 20:04