ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Aralık 2018

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31      

Takvim Takvim


    Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:34

    Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Modern edebiyat incelemelerinin temel belgesi, edebiyat metinlerinin kendisidir.
    Artık günümüz incelemecileri, edebiyat araştırmalarında öncelikli olarak metni
    dikkate alan bir yaklaşımı benimsemişlerdir. Böyle olmakla birlikte, edebiyat met-
    ninin yalnızca kendisiyle açıklanmasıher zaman mümkün olmaz. Edebiyat metnini
    edebiyat araştırmalarında tek kaynak olarak kullanmada büyük titizlik gösteren
    araştırmacıların çalışmalarında bile, zaman zaman bir noktanın açıklanabilmesi için
    başka kaynakların verilerinden yararlanıldığıgörülür. Kaldıki toplumsal yapı, dü-
    şünce hareketleri, bilimler ve sanatlardaki gelişmelerin dikkatten uzak tutulmama-
    sı, edebiyat incelemelerini zenginleştirip güçlendirir.
    Öyleyse hareket noktası edebiyat eseri olacak, onun doğru kavranması ve yorum-
    lanmasınısağlayacak her türlü kaynak ve yöntemin yardımına başvurmaktan kaçı-
    nılmayacaktır. Gerçekte, hangi alanda olursa olsun, yöntem bir amaç değil araçtır.
    Edebiyat yöntemleri topluca dikkate alındıklarında, her birinin genellikle edebiya-
    tın temel ögelerine göre biçimlendikleri sonucuna varılır. Eserin kendisini, sanatçıyı
    ya da eserin doğduğu toplumsal şartları öne çıkarma eğilimleri, edebî bir inceleme
    yönteminin kuramsal temellerini oluşturmaktadır.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:35

    Belli başlı yöntemler nelerdir?
    Edebiyatta başlıca inceleme yöntemleri şunlardır.
    Biçimcilik (formalizm):
    Sovyetler Birliği’nde 1915-1930 arasında yaygınlık kazan-
    mışbir yöntemdir. Bir yazar veya şairin edebî değerini, eserlerinin biçimsel özellik-
    leriyle ortaya koymak, biçimci anlayışta olan araştırmacıların hareket noktasıdır.
    Bunun için, biçimsel yeniliğin sağlanmasında en büyük paya sahip olduğuna inanı-
    lan dil ve üslûp, önem verilen temel ögelerdir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:38

    Yapısalcılık:
    İsviçreli dilbilimci Ferdinand de Saussure’ün dilbilim alanındaki gö-
    rüşlerinin kaynaklık ettiği bir inceleme yöntemidir. Yapısalcılara göre metin kendi
    içinde bir bütündür ve “söz”den yola çıkıp, metni kuran yapı belirlenerek metnin
    anlamıortaya konulabilir. Yapısalcıyöntemde, ele alınan metnin dışında hiçbir öge
    metnin değerlendirilmesinde kullanılmaz. Çünkü bu, yapısalcı yöntemin çıkış
    mantığına aykırıdır.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:38

    Yeni eleştiri yöntemi :

    Biçimci anlayışın daha ileri bir basamağı olarak kabul edile-
    bilir. İngiliz incelemecilerin öncülüğünü yaptığı bu anlayış, Amerika’da daha bir
    bütünlük kazanmıştır.
    Edebiyatın, edebiyat dışı ögelerle incelenemeyeceği ve edebiyat incelemelerinin
    edebî metne dayanması gerektiği, edebiyat metninin kendi kendisini açıklamaya
    yetecek bir yapısıolduğu gibi görüşler, yeni eleştiri yönteminin önem verdiği başlı-
    ca hususlardır. Yeni eleştiri yönteminde, eserin gereğinden fazla önemsenmesi, on-
    da birtakım orijinal yanlar bulma çabası, kimi incelemecileri eserde olmayan şeyleri
    de eserde görmeye çalışmak gibi bir hataya sürüklemiştir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:39

    Psikanalitik yöntem:
    Freud’un bilinçaltıyla ilgili görüşlerini esas alan inceleme
    yöntemidir. Yöntemin edebiyat incelemelerinde kullanılmasından sonra, yazar, in-
    celemenin başlıca konusu yapılmıştır. Freud’un görüşlerinden yola çıkan inceleme-
    cilere göre, bir edebiyat metni yazarın ürünüdür ve onun kişisel özellikleri bilinme-
    den, edebiyat eserinin doğru anlaşılmasımümkün değildir. Ancak yazarın psikolo-
    jik hayatıbilinirse, eserlerinin ve eserlerindeki kişilerin mahiyeti hakkıyla kavrana-
    bilir. Prof. Dr. Mehmet Kaplan, yaptığışiir tahlillerinin birçoğunda psikanalitik ve-
    rilerden de yararlanarak metinleri çözümlemeye çalışmıştır.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:40

    Tarihsel yöntem:
    Klâsik edebiyat tarihçiliğinin biraz da terk edilmiş yöntemidir.
    Tarihin verileriyle edebiyat hayatını açıklamaya çalışır. İncelenen dönemin bütün
    koşullarının bilinmesi, o dönemin eserlerinin anlaşılması için şarttır. Bu amaçla ta-
    rihsel metinlerin ve yazarların doğru bir biçimde anlaşılarak değerlendirilebilmesi
    için, metin yayını ve biyografik çalışmalar, bu yöntemde özellikle değer kazanmış-
    tır. Tarihsel yöntemde, edebî incelemelerin sanat yönünün ihmal edilerek, ağırlığın
    biyografik ve edebiyat dışı bilgilere verilmesi, bu yöntemin en çok eleştirilen yönü
    olmuştur. Ancak, bir milletin edebiyat hayatınıbelli bir tarihsel akışın ve bu süreçte
    oluşan geleneğin içinde değerlendirmesi, tarihsel yöntemin olumlu yanlarından bi-
    ridir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:40

    Sosyolojik yöntem :
    Taine’in “ırk , çevre, an” kavramlarıçerçevesinde oluşmuştur.
    Edebiyat incelemelerini sosyolojik tabana oturtmak isteyenlere, bilimsel anlayışdü-
    şüncesini getirmiş olması bakımından yararlıdır. “Sosyolojik Bakış Açısının Ürünü
    Olarak Edebiyat" başlığıaltında, Edebiyat ve Toplum(2. ünitede) adlıünitemizde Tai-
    ne’in kuramı üzerinde durduğumuz için, burada ayrıntıya girmiyoruz.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:40

    Marksist yöntem:
    Sanatın aldığıbiçimin nedenlerini, ekonomi noktasında odaklaş-
    mış bir sosyal yapı ile açıklamaya çalışmak Marksist yöntemin en belirgin yönüdür.
    Buna göre sanat, bütün türleri ve biçimleriyle, ekonomik alt yapıve sınıf çatışmaları-
    nın ürünüdür. Bu yöntemde edebiyatın değerlendirilmesinde, edebî değil, edebiyat
    dışı ölçülerin önemi vardır. Faydacı bir tutum içinde olması, biçimci edebiyat anla-
    yışları karşısında yer almasına yol açmıştır.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Edebiyat İncelemelerinde Başlıca Yöntemler

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Nis. 16 2009, 19:41

    İzlenimci yöntem :
    İncelemecinin yalnızca kendi beğenisi çerçevesinde edebî eser-
    leri ele alıp değerlendirdiği bir inceleme yöntemidir. Edebiyat incelemelerinde git-
    tikçe yerleşmeye başlayan bilimsel anlayış, bu yöntemi neredeyse geçersiz kılmıştır.
    AşağıdaProf. Dr. Mehmet Kaplan'ın Cahit SıtkıTarancı'nın Gün Eksilmesin Pence-
    remden şiiri üstüne bir incelemesi yer almaktadır. Dikkatlice, okuyarak, hangi
    yöntem/ler/i kullandığını belirlemeye çalışınız.
    Gün Eksilmesin Penceremdem
    Ne doğan güne hükmüm geçer,
    Ne halden anlayan bulunur;
    Ah aklımdam ölümüm geçer;
    Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
    Ve gönül Tanrısına der ki:
    — Pervam yok verdiğin elemden;
    Her mihnet kabulüm, yeter ki
    Gün eksilmesin penceremden!
    Cahit Sıtkı Tarancı
    Güzel musiki eserleri gibi güzel şiirlerin de başlıca alâmeti tekrarlamakla bizi bıktırmamala-
    rıdır. Halbuki insan günlük bir makaleyi tekrar okumaya zor tahammül eder. Güzel eseri
    böyle sırlı yapan, bizi tekrarlamaya sevkeden ve tekrarladıkça bıktırmayan şey nedir?
    Buna «güzel olmaları» diye cevap verirsek, hiçbir şeyi açıklamış olmayız. «Güzel» kelimesi,
    güzel denilen eserin bizde bıraktığı intibaı ifade eder, yoksa o eserin mahiyetini göstermez.
    Güzel, bir «değer hükmü»dür.
    Değer hükümleri şahsî olabilir, hattâ denilebilir ki, onların çoğu şahsîdir. Fakat karşısında
    herkesin «güzel» dediği eserler de vardır. Şimdiye kadar Süleymaniye camiine çirkin diyen
    birisine rastlamadım.
    İnsanların bazı eserler karşısında böyle müşterek hüküm vermeleri, şahısların dışında «gü-
    zel» denilen varlıkların bulunmasınıgöstermesi bakımından mühimdir. Nasıl âlimlerin bir-
    birlerinden habersiz olarak bulduklarıveya denedikleri zaman varlığından şüphe etmedikleri
    «hakikat»ler varsa, sanat eserlerini pek çok insana «güzel» gösteren «bir şey» de mevcuttur.
    Büyük sanatkârlar, eserlerinde işte o şeyi gerçekleştiren insanlardır. İlim adamlarıbazıeser-
    leri bize güzel gösteren şeyi çok aramışlardır. Bunların üzerinde anlaştıklarınoktalardan bi-
    ri, bizde bu duyguyu uyandıran şeyin bizzat o eserin bünyesinde mevcut oluşudur. Bundan
    dolayı son yıllarda araştırıcıların dikkati sanat eserlerinin yapılarına çevrilmiştir.
    Cahit SıtkıTarancı'nın neşredildiğinden beri tekrarlamaktan bıkmadığım şiirlerinden bi-
    ri Gün Eksilmesin Perceremden'dir. Öyle sanıyorum ki, Türkiye'de bu şiiri ezbere bilen
    pek çok insan vardır. Bu ortak duygu gösterir ki, onda, o ne olduğu pek bilinmeyen sır, yani
    «güzel» denilen yahut bize bu değer hükmünü verdiren şey mevcuttur.
    Yazarın âdeta bir önsöz gibi Otuz Beş Yaş adlı şiir kitabının başına koyduğu bu eserinden
    hareket etmek suretiyle onun sanatı hakkında bir fikir edinmek mümkündür.
    Cahit Sıtkı Tarancı şiir görüşünü uzun uzadıya anlattığı Ziya'ya Mektuplar'ında «şiir
    nağme halinde gelir» der. Nağme şiirin kendisine takaddüm eder. Şair evvela nağme olarak
    hissettiği boşluğu kelimelerle doldurur. Yazdığışiir kendisine tatmin edinceye kadar durma-
    dan uğraşır. Şiir «nağme»sine uygun kelimelere kavuştuğu zaman tamamlanmış olur.
    «Gün Eksilmesin Penceremden» şiirini bize tekrarlattıran şey, onun içinde farkına varılma-
    yan bir «nağme»nin mevcut bulunmasıdır. Bu nağmenin başlıca özelliği, bir «parça» değil,
    bir «bütün» olmasıdır. «Bütünlük» de güzelliğin başlıca vasıflarındandır. Bu «nağme» ve
    «bütün» oluş vasfı, öylesine kuvvetlidir ki, şiire bir başladık mı sonuna kadar okumaktan
    kendimizi alamayız.
    Şiirin böyle parçalanmadan, dağılmadan, bir «bütün» olarak okunmasına, «şekil» veya «bi-
    çim» adı da verilir. Cahit Sıtkı Tarancı arkadaşı Ziya Osman Saba'ya yazmış olduğu mek-
    tuplarda «dil», «nağme», «şekil», «biçim» ve «mükemmeliyet» kavramı, «şekil» ile «güzel-
    lik» arasında münasebet kurar. Zira «mükemmel» kelimesi, hemen hemen «güzel» kelime-
    siyle aynımânâya gelir. Fakat bu kelime «dil» ve «şekil» ile de yakından alâkalıdır. Cahit Sıtkı
    Tarancı Ziya'ya Mektuplar'ında «mükemmeliyet»in açık ve seçik bir tarifini yapmıştır:
    Mükemmeliyet, şiirde bir kelimenin ne eksik, ne fazla olması ve her kelimenin yerli yerinde
    kullanılmasıdır. Mükemmeliyet aynızamanda bir şiir vücuda getiren bütün unsurların bir-
    birlerine bağlı oluşudur.
    «Gün Eksilmesin Penceremden» şiirinde bu vasıflarıbuluruz. O bir bütündür ve bu bütün-
    den tek bir kelimeyi çıkarmak veya ona başka bir kelime ilâve etmek mümkün değildir.
    Bu şiiri nağme haline getiren başlıca unsur, şairin kelimeleri yanyana getirirken vezne, kafi-
    yeye ve seslere önem vermesidir.
    «Gün Eksilmesin Penceremden» şiirinde yazmış olmakla beraber, eserlerinin çoğunda dili
    vezne uydurmuştur. Vezin mükemmel olarak kullanılırsa, şiirde bir kusur olan gevezeliğe
    engel olur. Vezin, şairi eksik veya fazla kelime kullanmamaya zorlar.Vezin aynızamanda di-
    le muayyen bir «raks» hareketi de verir. Büyün şairlerin hemen hepsi şiirde vezne önem ver-
    mişlerdir. Vezin, ölçü demektir. Güzelliğin başlıca vasıflarından biri, ölçülü olmak değil mi-
    dir?
    Fakat bir noktaya dikkati çekmek isterim: Cahit Sıtkı, şiirlerinin çoğunda vezin kullanır ama
    mısralarını asla yeknesak olarak vücuda getirmez. Aynı şiir içinde mısralar çeşitli şekillerde
    kırılır, bükülür. Cahit Sıtkı'nın hece vezninde yapmışolduğu en mühim yeniliklerden birisi,
    duraklarıkaldırmasıdır. O, bu suretle vezin ve sabit durakların yarattığımontonluğu kırar.
    Cahit Sıtkı'nın şiirlerinde kafiye de önemli bir rol oynar. «Gün Eksilmesin Perceremden» şi-
    irinde, kafiye münavebeli olarak kullanılmıştır. Benzer kelimeleri aralıklıolarak işitmek, ku-
    lakta bir ahenk yaratır. Fakat dikkat edilirse, Cahit Sıtkı'nın bu şiirinde başka kelimelerin ses-
    lerinden de istifade ettiği görülür. «n» ile biten kelimeler şiir boyunca değişik bir şekilde tek-
    rarlanmıştır: Doğan, gün, anlayen, verdiğin, eksilmesin, perceremden. Bu kelimelerin hepsi
    «n» ünsüzüyle bitmekle beraber, hece sayısı ve ünlüler bakımından değişiktir. Ahengi de
    «değişiklik» içinde «benzerlik» diye tarif etmek mümkündür. Birinci dörtlüğün son kelime-
    lerinde «r» ünsüzü tekrarlanır: Geçer, bulunur, geçer, nur. İkinci parçada «r» ünsüzünü ih-
    tiva eden kelimeler mısra içlerinde âdeta birinci dörtlüğe değişik bir şekilde cevap verirler:
    Tanrı, der, perva, ver, biter, pencere. Okuyucuya bu şiiri ahenkli gösteren ve tekrarından bık-
    tırmayan şey, vezin, kafiye ve yanyana dizilen kelimelerin ses bakımın gizli bir nağme vücu-
    da getirmeleridir. Cahit Sıtkı, bazışiirlerinde vezni atmakla beraber, sese daima dikkat etmiş-
    tir.
    . . . . .
    Cahit Sıtkı yazı hayatına atıldığı zaman, eserleri büyük bir mükemmeliyet örneği olarak ka-
    bul edilen şairlerle karşılaşır. O da Tanpınar gibi, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in aruzda
    yaptıklarını heceye tatbik etmeye çalışır. Hecenin de aruz gibi eski bir geleneği vardır. Aynı
    yıllarda Ahmet Kutsi Tecer, halk şiirini çok yakından takip eden bir şiir vücuda getirir. Hattâ
    Ülkü dergisiyle bunu bir akım haline getirmek ister. Halk edebiyatından sadece hece veznini
    alan Tanpınar, dili Mallarmévğurur. Cahit Sıtkıişte bu noktada hem Ahmet
    Kutsi Tecer'den, hem de Tanpınar'dan ayrılarak, başka bir yol tutmuştur. O, halk şiir gelene-
    ğinin dışında yaşayan fakat halk şiirinde pek kullanılmayan halk dilini bulur. Bu mühim bir
    keşiftir. Zira Cahit Sıtkı hece veznini kullanmadığı şiirlerinde de bu dilden bol bol istifade
    eder.
    Yalnız mesele bundan ibaret değildir. Cahit Sıtkı nasıl hece veznini olduğu gibi kabul etme-
    yerek onu yeknesak yapan durakları kaldırmışsa, halk dilini de olduğu gibi şiire aktarmaz.
    Konuşma dilinden aldığıifade şekilleriyle kendi yarattığıifade şekilleri arasında yeni bir ter-
    kip vücuda getirir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Çarş. Ara. 12 2018, 20:13