ALEVİ CANLAR FORUMU

ALEVİ CANLAR FORUMU-TASAVVUF ARAŞTIRMA ,PAYLAŞIM

Eylül 2018

PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Takvim Takvim


    Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 144

    Paylaş
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 144

    Mesaj tarafından Admin Bir Paz Haz. 14 2009, 18:26

    قَدْ
    نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِي السَّمَاءِ ۖ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً
    تَرْضَاهَا ۚ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ ۚ وَحَيْثُ
    مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُ ۗ وَإِنَّ الَّذِينَ أُوتُوا
    الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ ۗ وَمَا
    اللَّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

    Kad
    nerâ tekallube vechike fîs semâi, fe le nuvelliyenneke kıbleten
    terdâhâ, fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ
    kuntum fe vellû vucûhekum şatrah(şatrahu), ve innellezîne ûtûl kitâbe
    le ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim ve mâllâhu bi gâfilin ammâ
    ya’melûn(ya’melûne).
    1.kad: muhakkak, olmuştu
    2.nerâ: görüyoruz
    3.tekallube: çeviriyorsun
    4.vechi-ke: yüzünü
    5.fî es semâi: semaya
    6.fe le nuvelliye enne-ke: artık seni mutlaka çevireceğiz
    7.kıbleten: bir kıbleye
    8.terdâ-hâ: ondan razı, hoşnut olacağın
    9.fe velli: bundan sonra çevirin
    10.veche-ke: yüzünüzü
    11.şatra: taraf, yön
    12.el mescidi el harâmi: Mescid-i Haram
    13.ve haysu: ve nerede
    14.mâ kuntum: siz olursunuz, bulunursunuz
    15.fe vellû: öyleyse çevirin
    16.vucûhe-kum: yüzlerinizi
    17.şatra-hu: onun yönüne, tarafına
    18.ve inne: ve hiç şüphesiz, muhakkak
    19.ellezîne: o kimseler, onlar
    20.ûtû: verildiler
    21.el kitâbe: kitap
    22.le ya'lemûne: elbette biliyorlar, bilirler
    23.enne-hu: onun olduğu
    24.el hakku: bir hak, gerçek
    25.min rabbi-him: onların Rabbinden
    26.ve mâ âllâhu: ve Allah değildir
    27.bi gâfilin: gâfil
    28.ammâ (an mâ): şey(ler)den
    29.ya'melûne: yapıyorlar


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH
    avatar
    Admin

    Mesaj Sayısı : 4744
    Kayıt tarihi : 23/02/09
    Yaş : 59
    Nerden : istanbul

    Alevi-Veysel Forumundaki Üyelerin Karekterleri
    üye karekteri: 1 kıdemli

    Geri: Kuran-ı Kerim » 2 / BAKARA - 144

    Mesaj tarafından Admin Bir Paz Haz. 14 2009, 18:27

    Diyanet İşleri:(Ey
    Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu
    (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut
    olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram
    yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda)
    yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap
    verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette
    bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.
    Abdulbaki Gölpınarlı:Gerçekten de
    yüzünü göğe çevirip arandığını görmekteyiz. Seni, razı olacağın bir
    kıbleye yönelteceğiz. Hadi, yüzünü Mescid-i Harâm'a çevir. Siz de
    nerede bulunursanız bulunun, yüzlerinizi o tarafa döndürün. Kendilerine
    kitap verilenler de bilirler ki bu, Rablerinden gelmiştir, yerindedir,
    gerçektir ve Allah, onların yaptıklarından gafil değildir.
    Adem Uğur:(Ey Muhammed!) Biz
    senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber
    beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye
    döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey
    müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o
    tarafa çevirin. Şüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen
    gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından
    habersiz değildir.
    Ali Bulaç:Biz, senin yüzünü çok
    defa göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Şimdi elbette seni hoşnud
    olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir.
    Her nerede bulunursanız, yüzünüzü onun yönüne çevirin. Şüphesiz,
    kendilerine kitap verilenler, tartışmasız bunun Rablerinden bir gerçek
    (hak) olduğunu elbette bilirler. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
    Ali Fikri Yavuz:(Ey Rasûlüm,
    vahyim gelmesi için) yüzünün göğe doğru aranıb durduğunu görüyoruz.
    Bunun için, seni râzı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Şimdi yüzünü
    Mescid-i Harâm tarafına çevir. Ey müminler, siz de her nerede
    olursanız, yüzünüzü, namazlarda o Mescid tarafına çevirin. Şüphe yok
    ki, kendilerine kitap verilenler, bu kıble çevrilişinin Rableri
    tarafından hak olduğunu bilirler. Allah ise onların inkârlarından ve
    yapacaklarından gâfil değildir.
    Bekir Sadak:Yuzunu goge cevirip
    durdugunu goruyoruz. Hosnud olacagin kibleye seni elbette cevirecegiz.
    Artik yuzunu Mescid-i Haram semtine cevir; bulundugunuz yerde
    yuzlerinizi o yone cevirin. Dogrusu Kitab verilenler, bunun
    Rab'lerinden bir gercek oldugunu bilirler. Allah onlarin yaptiklarindan
    gafil degildir.
    Celal Yıldırım:Şüphesiz ki Biz,
    yüzünü (ilâhî buyruğu bekleyerek) göğe doğru çevirip durduğunu
    görüyoruz. Artık Seni —and olsun ki— hoşnud olacağın bir kıbleye
    döndürüyoruz: (Bundan böyle namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına
    çevir. Siz de (ey mü' minler!) nerede bulunursanız (namazda) yüzünüzü
    oraya doğru çevirin. Kendilerine kitap verilenler bunun Rab'lerinden
    gelme bir hak olduğunu pek iyi bilirler. Allah onların yaptıklarından
    habersiz değildir.
    Diyanet İşleri (eski):Yüzünü göğe
    çevirip durduğunu görüyoruz. Hoşnud olacağın kıbleye seni elbette
    çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir; bulunduğunuz
    yerde yüzlerinizi o yöne çevirin. Doğrusu Kitap verilenler, bunun
    Rab'lerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından
    gafil değildir.
    Diyanet Vakfi:(Ey Muhammed!) Biz
    senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber
    beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye
    döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. (Ey
    müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o
    tarafa çevirin. Şüphe yok ki, ehl-i kitap, onun Rablerinden gelen
    gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapmakta olduklarından
    habersiz değildir.
    Edip Yüksel:Yüzünü göğe çevirip
    durduğunu görüyoruz. Seni, hoşlanacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık
    yüzünü Kutsal Mescid'e çevir. Nerede olursanız olun yüzlerinizi o yöne
    çevirin. Kuşkusuz, kendilerine kitap verilenler, bunun Rab'lerinden
    gelen bir gerçek olduğunu bilirler. ALLAH onların yaptığından gafil
    değildir.
    Elmalılı Hamdi Yazır:hakikaten
    yüzünün Semada aranıp durduğunu görüyoruz, artık müsterih ol: seni
    hoşnud olacağın bir Kıbleye memur edeceğiz, haydi yüzünü Mescidi Harama
    doğru çevir, siz de -ey mü'minler- nerede bulunsanız yüzünüzü ona doğru
    çeviriniz; kendilerine kitab verilmiş olanlar da her halde bilirler ki
    o rablarından gelen haktır ve Allah onların yaptıklarından ve
    yapacaklarından gafil değildir
    Elmalılı (sadeleştirilmiş):Gerçekten
    yüzünün gök yüzünde aranıp durduğunu görüyoruz. Artık gönlünü ferah
    tut, seni hoşnut olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Haydi yüzünü
    Mescid-i Haram'a doğru çevir! Siz de ey insanlar, nerede bulunursanız,
    yüzünüzü o yana doğru çeviriniz. Kendilerine kitap verilmiş olanlar da
    şüphesiz onun, Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu kesinlikle
    bilirler. Allah, onların yaptıklarından ve yapacaklarından habersiz
    değildir.
    Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2):Doğrusu,
    biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp
    durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye
    çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescid- i Haram'a doğru çevir. Siz
    de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin!
    Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki,
    Rabblerinden gelen o emir haktır. Ve Allah, onların yaptıklarından ve
    yapmakta olduklarından gafil değildir.
    Fizilal-il Kuran:(Ey Muhammed)
    senin yüzünü ısrarla göğe çevirdiğini görüyoruz. Seni hoşuna gidecek
    bir kıbleye kesinlikle döndüreceğiz. Bundan böyle yüzünü Mescid- i
    Haram tarafına çevir. Nerede olursanız olun, yüzlerinizi o tarafa
    çevirin. Hiç şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bu kıble
    değişiminin Rabblerinin buyruğuna dayanan bir gerçek olduğunu
    biliyorlar. Allah onların neler yaptıklarından habersiz değildir.
    Gültekin Onan:Yüzünü göğe çevirip
    durduğunu (tekallube) görüyoruz. Seni, hoşlanacağın / hoşnud olacağın
    bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Kutsal Mescid'e / Mescid-i Haram
    yönüne çevir. Nerede olursanız olun yüzlerinizi o yöne çevirin.
    Kuşkusuz, kendilerine kitap verilenler, bunun rablerinden gelen bir
    gerçek olduğunu bilirler. Tanrı, yaptıklarınızdan gafil değildir.
    Hasan Basri Çantay:Biz, yüzünü
    (vahye intizaar ve iştiyakından) çok kerre göğe doğru evirib
    çevirdiğini muhakkak görüyoruz. Şimdi seni herhalde hoşnud olacağın bir
    kıbleye döndürüyoruz. (Namazda) yüzünü artık Mescid-i haram tarafına
    (Kâ'be semtine) çevir. (Ey Müminler,) siz de nerede bulunursanız
    (namazda) yüzlerinizi o yana döndürün. Şüphe yok ki kendilerine Kitab
    verilenler bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu pek iyi
    bilirler. Allah onların yapacaklarından gaafil değildir.
    İbni Kesir:Doğrusu biz, yüzünün
    semaya doğru çevrilip durduğunu görüyoruz. Şimdi seni hoşnud olacağın
    bir kıbleye çevireceğiz. Yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede
    bulunursanız bulunun, yüzlerinizi o tarafa çevirin. Şüphesiz ki,
    kendilerine kitab verilenler bunun Rablarından gelen bir gerçek
    olduğunu bilirler. Allah, onların yaptıklarından gafil değildir.
    Muhammed Esed:Biz, (ey Peygamber)
    senin sık sık yüzünü (bir kılavuz arayışı içinde) göğe çevirdiğini
    görüyoruz: ve şimdi seni tam tatmin edecek bir kıbleye döndürüyoruz.
    Artık yüzünü Mescid-i Haram'a çevir; ve siz, hepiniz, nerede olursanız
    olun, yüzünüzü (namaz esnasında) o yöne döndürün. Doğrusu, daha önce
    kendilerine vahiy tevdi edilmiş olanlar, bu emrin Rablerinden gelen bir
    hakikat olduğunu çok iyi bilirler; ve Allah onların yaptıklarından
    habersiz değildir.
    Ömer Nasuhi Bilmen:Biz senin
    yüzünün semaya doğru çevrilip durduğunu muhakkak görüyoruz. Artık seni
    hoşnud olacağın bir kıbleye muhakkak tevcih edeceğiz. Haydi yüzünü
    Mescid-i Haram tarafına döndür. Ve her nerede bulunursanız yüzlerinizi
    onun tarafına tevcih ediniz. Ve şüphe yok ki kendilerine kitap verilmiş
    olanlar da bunun Rabbleri tarafından hak olduğunu elbette bilirler. Ve
    Allah onların amellerinden gâfil değildir.
    Şaban Piriş:(Ey Muhammed) Yüzünü
    semaya çevirip durduğunu görüyoruz. Seni hoşnut olacağın kıbleye
    çeviriyoruz. Yüzünü Mescid-i Haram'a çevir. Nerede bulunursanız bulunun
    yüzlerinizi o yöne çevirin. Kitap ehli, bunun Rab’lerinden gelen bir
    hak olduğunu çok iyi bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz
    değildir.
    Suat Yıldırım:Elbette ilâhî
    buyruğu bekleyerek yüzünün semada aranıp durduğunu görüyoruz. Artık
    müsterih ol, işte memnun olacağın kıbleye seni yöneltiyoruz! Haydi
    yüzünü Mescid-i Harâm’a doğru çevir! Siz de ey müminler, nerede
    olursanız olunuz yüzünüzü oraya doğru çevirin! Kendilerine kitap
    verilmiş olanlar, kıbleyi çevirmenin gerçekten Rab’leri tarafından
    olduğunu bilirler. Allah onların yaptıklarından habersiz değildir.
    Süleyman Ateş:(Ey Muhammed), biz
    senin yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu (gökten haber beklediğini)
    görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşlanacağın bir kıbleye
    döndüreceğiz. (Bundan böyle) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir.
    Nerede olursanız, yüzlerinizi o yöne çevirin. Kitap verilenler, bunun
    Rableri tarafından bir gerçek olduğunu bilirler. Allâh onların
    yaptıklarından habersiz değildir.
    Tefhim-ul Kuran:Biz, senin,
    yüzünü çok defa göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz. Şimdi elbette
    seni hoşnud olacağın kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram
    yönüne çevir. Her nerede bulunursanız, yüzünüzü onun yönüne çevirin.
    Şüphesiz, kendilerine kitap verilenler, tartışmasız bunun Rablerinden
    bir gerçek (hak) olduğunu elbette bilirler. Allah, yapmakta
    olduklarınızdan gafil olmayandır.
    Ümit Şimşek:Yüzünü semâya çevirip
    durduğunu görüyoruz; Biz seni hoşnut olacağın bir kıbleye yönelteceğiz.
    Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Nerede olursanız olun,
    yüzünüzü o yöne çevirin. Kendilerine kitap verilenler, bunun
    Rablerinden gelen hakkın tâ kendisi olduğunu elbette bilirler. Allah
    onların yapmakta olduklarından habersiz değildir.
    Yaşar Nuri Öztürk:Biz senin,
    yüzünün ha bire göğe doğru çevrildiğini elbette görüyoruz. Hoşlanacağın
    bir kıbleye seni elbette döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram
    yönüne çevir. Nerede olsanız yüzünüzü Mescid-i Haram yönüne döndürün.
    Kendilerine kitap verilenler, onun, Rablerinden bir gerçek olduğunu çok
    iyi bilirler. Allah onların yapıp ettiklerinden habersiz değildir.


    _________________
    ALLAH-MUHAMMED-YA ALİ ...Alevilik İslamiyetin İçinde Mayalanmıştır...ALLAH EYVALLAH

      Forum Saati Salı Eyl. 25 2018, 13:57